Eğitim Sen İşin Peşini Bırakmıyor: Danıştay Kararı Uygulansın Diye MEB’e Resmî Yazı

Danıştay 2. Dairesi’nin “ilçe grupları” uygulamasına ilişkin verdiği yürütmeyi durdurma kararının ardından Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), kararın gecikmeksizin uygulanması için Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) resmî başvuruda bulundu. Eğitim Sen, Danıştay kararına rağmen ilçe grupları esas alınarak yapılan atama işlemlerinin devam ettiğine dikkat çekerek, hukuka aykırı uygulamaların derhal durdurulmasını istedi
“Mahkeme Kararları Geciktirilemez”
Eğitim Sen tarafından MEB Personel Genel Müdürlüğü’ne gönderilen yazıda, Danıştay 2. Dairesi’nin 2025/1849 Esas sayılı dosyada verdiği yürütmeyi durdurma kararının Bakanlığa tebliğ edildiği hatırlatıldı. Buna rağmen, ilçe grupları dikkate alınarak binlerce öğretmenin atamasının yapıldığı ya da yapılmaya devam ettiği vurgulandı
Sendika, Anayasa’nın 138. maddesini hatırlatarak yasama, yürütme ve idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu, bu kararların değiştirilmesinin ya da uygulanmasının geciktirilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Ayrıca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi gereği, yargı kararlarının etkisini ortadan kaldıracak yeni işlemler tesis edilemeyeceği vurgulandı.
Resen Atanan Öğretmenler İçin İptal Talebi
Eğitim Sen, yürütmeyi durdurma kararının iptal kararı gibi geçmişe etkili sonuç doğurduğunu, bu nedenle ilçe gruplarının oluşturulmasına dayalı olarak yapılan tüm atamaların geri alınması gerektiğini açıkça ifade etti. Sendikaya göre, bu işlemler hukuk âleminde “hiç var olmamış” sayılmalı ve öğretmenler, işlem öncesi görev yerlerine döndürülmeli
Özellikle resen atanan öğretmenler, Danıştay kararının ardından atamalarının iptal edilmesini bekliyor. Eğitim Sen, resen atamaların öğretmenlerin iradesi dışında gerçekleştiğini, bu durumun hem hukuka hem de eğitim hizmetinin gereklerine aykırı olduğunu savunuyor.
Aile Bütünlüğü ve Anayasal Koruma
Sendikanın başvurusunda ve kamuoyuna yaptığı açıklamalarda en çok vurgulanan başlıklardan biri de aile bütünlüğü oldu. Anayasa ile güvence altına alınan aile birliğinin, ilçe grupları gerekçe gösterilerek yapılan resen atamalarla ciddi biçimde zedelendiği ifade ediliyor. Eşinden ve çocuklarından ayrılmak zorunda kalan, günlük saatler süren yolculuklara mecbur bırakılan öğretmenlerin yaşadığı mağduriyetin görmezden gelinemeyeceği belirtiliyor.
“Öğretmenlik Yollarda Geçiyor”
Eğitim Sen’e göre, ulaşım ve coğrafi koşullar yeterince analiz edilmeden oluşturulan ilçe grupları, öğretmenleri fiilen yollarda çalışmaya zorlayan bir tablo yaratıyor. Uzun mesafeler, artan ulaşım masrafları ve fiziksel yorgunluk, öğretmenlerin derslere ve öğrencilere ayıracağı zamanı azaltıyor. Sendika, bu durumun yalnızca öğretmenleri değil, eğitim kalitesini de olumsuz etkilediğini vurguluyor.
“Resen Atamalar Çözüm Değil”
Eğitim Sen, öğretmen açığı ya da norm fazlası sorunlarının resen atamalarla çözülemeyeceğini savunarak; gönüllülük esaslı, şeffaf ve yönetmelikle güvence altına alınmış bir yer değiştirme sisteminin zorunlu olduğunu dile getiriyor. Sendika, Danıştay kararının açık olduğunu ve MEB’in bu kararı derhal ve eksiksiz uygulamakla yükümlü olduğunu belirtiyor.
Eğitim Sen’in MEB’e yaptığı bu son başvuru, sendikanın sürecin takipçisi olduğunu ve öğretmenlerin hakları için mücadelesini sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koyuyor. Eğitim camiası şimdi, mahkeme kararının sahada nasıl uygulanacağını ve resen atanan öğretmenler için somut adımların atılıp atılmayacağını yakından izliyor.

