6 Şubat Deprem Şehitlerini Anma Programı Düzenlendi

6 Şubat 2023’te meydana gelen Asrın Felaketi’nin 3. yıldönümünde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı anmak, akreditasyon süreçlerini başarı ile tamamlayan akredite ekiplerine armalarını takdim etmek ve destek AFAD gönüllülerinin kimliklerini teslim etmek amacıyla program düzenlendi. Tekirdağ Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Vali Recep Soytürk’ün yanı sıra Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, Garnizon Komutanı Tuğg. Aytuğ Yörüyüş, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcısı Erdal Şenol, Vali Yardımcısı Günay Öztürk, Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer, Hukuk Müşaviri/ Vali Yardımcısı V. Dr. Gürbüz Saltaş, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Ali Güngör, Sahil Güvenlik Karakol Komutanı S. G. Yzb. Can Çakıcı, Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, AFAD İl Müdürü Taha Yasin Çekiç, Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, AFAD Personeli, afet eğitimi alan ekipler ve vatandaşlar katıldı. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından “Asrın Felaketinden Asrın Birlikteliğine” temalı video gösterisi izlendi. Akabinde konuşan AFAD İl Müdürü Taha Yasin Çekiç; “Bundan tam üç yıl önce, “Asrın Felaketi” ile sarsıldığımızda, sadece binalar yıkılmadı; 11 ilimizde milyonlarca hayat, hayal ve hikaye yarım kaldı. Ancak o enkazın içinden sadece toz ve duman değil, aynı zamanda bu milletin sarsılmaz dayanışma ruhu ve “bir can daha” diyerek siper olan fedakarlık bilinci yükseldi. Bizlerde Tekirdağ AFAD olarak toplumda afet farkındalığının oluşması, dirençli toplum oluşturmak ve olası afet ve acil durumlarda yardım kapasitemizi arttırmak amacıyla bugüne kadar birtakım çalışmalar yürüttük. Hafif seviye arama-kurtarma alanında 10 ekibimiz akredite olmuştur. Ayrıca orta seviyede 1 ekibimiz, hafif seviyede ise 6 ekibimizin akreditasyon süreci bu yıl içerisinde tamamlanacaktır. İlimizin kapasitesini arttırmaya yönelik ilimiz sınırları içerisinde bulunan askeri birliklerimiz başta olmak üzere kamu kurumlarımıza enkazda arama-kurtarma eğitimi gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda; 5’nci Kolordu Komutanlığımıza bağlı 22 ekip, 2’nci Kolordu Komutanlığımıza bağlı 21 ekip ile enkazda arama ve kurtarma eğitimi gerçekleştirilmiştir. İl Emniyet Müdürlüğü 4 ekip, İl Jandarma Komutanlığı 5 ekip, İl Milli Eğitim Müdürlüğü (MEB AKUB) 2 ekip olmak üzere ilimizde bulunan Askeri Birliklerimiz, Kamu Kurumlarımız, Akredite Ekiplerimiz ve Sivil Toplum Kuruluşlarımızla birlikte ilimizde toplam 89 ekibimiz eğitimlerini tamamlamıştır. İlimizde afet ve acil durumların meydana getireceği maddi ve manevi zararı en aza indirmek ve toplumu afet ve acil durumlara daha dirençli hale getirmek amacıyla düzenlenen eğitimlerde 911 gönüllümüz başarılı olarak Destek AFAD Gönüllüsü olmaya hak kazanmıştır. Enkazda arama kurtarma eğitimleri, öğrencileri ve öğretmenleri için okul afet farkındalık eğitimleri, deprem tahliye tatbikatları, sivil savunma uzman/amir müessese ve sivil savunma plan eğitimleri, kamu kurumları için koordineli çalışma ve olay yeri yönetimi eğitimleri, tahliye ve arama kurtarma eğitimleri, tamp-aydes eğitimleri, destek afad gönüllüleri için ilk yardım farkındalık, hafif arama kurtarma, yangın farkındalık, insani yardım ve psikososyal destek eğitimleri olmak üzere afetlerde mücadele amacıyla çeşitli eğitimler verdik vermeye de devam ediyoruz.” dedi. Ardından konuşan Vali Soytürk; “Ben öncelikle Kara Kuvvetleri Komutanımız ve AFAD Başkanımızın selamlarını ve saygılarını size iletmek isterim. Normalde biliyorsunuz anma günü 6 Şubat’ta ama biz bir gün öncesine koyup hem Kara Kuvvetleri Komutanımızı hem AFAD Başkanımızı davet etmiştik, birlikte olacaktık ama her ikisinin de Cumhurbaşkanımız ile programları olduğu için aramızda değiller ama selamlarını öncelikle ileteyim. Az önce “Asrın Felaketinden Asrın Birlikteliğine” konulu videoyu seyrettik. Kilis Valisi olduğum dönemde depremi ve ardından yaşanan süreci bende yaşadım. Depremi iliklerimize kadar hissettik. Orada ne gördün diye soracak olursanız. Orada şunu gördüm Devletimizin ne kadar büyük olduğunu gördüm. Necip Türk Milletimizin ne kadar büyük olduğunu gördük. Olağanüstü çalışmalar, olağanüstü hizmetler gördüm. Depremin ardından Alparslan Paşa’mı aradım. “Şehir merkezinde sizin 70 dönümlük bir yeriniz var. Ben oraya konteynır kent yapmak istiyorum.” dedim. “Emrinizdedir Valim. Siz girin yazıyı arkadan yazsanız da olur hemen başlayabilirsiniz.” dedi. Üniversite Rektörü bir telefonla vatandaşlarımıza yer tahsis etti. Böyle kamu görevlileri gördüm. Böyle çalışkan insanlar gördüm, gece gündüz çalışan. Sivil toplum örgütlerinden insanlar gördüm, yerel yönetimlerden canla başla mücadele eden insanlar gördüm. Vatandaşlardan öyle insanlar öyle gönüllüler gördüm ki. Bir iş adamı, deprem bölgesinde 23 gün amelelik yaptı. Bir yurtta yatakhanede yatıyor, geceleri 10 tane artçı deprem oluyor ama 23 gün orada bir fiil amelelik yaptı, bunları gördüm. Arabasının arkasına koyduğu gıdayı, başka malzemeyi köy köy gezip dağıtan insanlar gördüm. Dolayısıyla deprem bölgesinde yaşananlar hakikaten bir kahramanlık hikâyesi. Az önce de videoda gördünüz. Bu kadar kısa bir süre içerisinde bu konutların, bu altyapının yapılması paranız da olsa kolay bir iş değil. Kilis’te daha depremin ardından 6 ay geçmesine rağmen köyde evi yıkılan depremzedenin evinin teslim edildiğini biliyorum. Bu kadar hızlı hareket ettik. Bu devletin gücü, bizi yönetenlerin, Cumhurbaşkanımızın, Bakanlarımızın, bütün yöneticilerimizin feraseti, gayreti, olağanüstü çabası sayesinde bugün çok şükür bu noktalardayız. Allah bir daha böyle bir afet yaşatmasın. Tekirdağ’a gelecek olursak. Tekirdağ’da ne yapıyoruz? Öncelikle şuna inanıyorum ki kamu kurumları bakımından, kamu kurumlarının binası bakımından muhtemelen Türkiye’de en hazırlıklı illerden bir tanesiyiz. İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya Tekirdağ’da valilik yaptı, orada bir talimat vermiş. Talimatı şu; kamu kurumlarının binaları özellikle Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul binaları deprem yönetmeliğine uygun mu değil mi? Bir test edelim. Binalar eğer uygun değilse yıkılmış ya da güçlendirme raporu verilmiş. Benden önce başlamış olan işleri el birliğiyle büyük oranda bitirmiş bulunmaktayız. Allah nasip ederse bu yıl sonunda hemen hemen neredeyse ikili eğitim kalmamış hale getireceğiz. Bu önemli bir şey. Ama bu sadece milli eğitim ile ilgili değil. Birçok kurumda var. Bazı kurumlar bu tehlikeyi görmüş. Mesela kız öğrenci yurtlarında sıkıntı olduğu tespit edilmiş, derhal boşaltılmış. Gidilmiş, yeni bir bina satın alınmış ya da yeni bir yurt yapılmış. Çok şükür onlar bugün hizmette ama yurtlar bakımından deprem yönetmeliğine uygun olmayan bir yurdumuz yok. Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne gelecek olursak, huzurevimizde de sıkıntı vardı, derhal boşaltıldı. Şimdi programa konuldu inşallah yakın bir tarihte temellerini atacağız ve hizmeti açacağız. Sevgi evlerinde depreme dayanıklı olmayan binaları tespit ettik, çocuklara kalacak başka yer bulduk. Yeni konutlar yapılması için hayırsever bulduk, hayırseverlerimiz konutları yaptırıyor. Eskisinden daha fazla yapacağız. Bir kısmını Bakanlığımız bir kısmını da hayırseverimiz yapacak daha çok sevgi evimiz olacak inşallah. Bunun gibi birçok örneğimiz var. Askerlik Şube Başkanlığımız deprem yönetmenliğine uygun değil diye Kaymakamlığımızda hizmet veriyor, inşallah o da programa konulduğu takdirde yenisi yapılacak ve yeni yerine geçecek. Dolayısıyla Tekirdağ, kamu binaları bakımından örnek olabilecek şehirlerden bir tanesi. Bu yeter mi? Yetmez çünkü vatandaşlarımızın da konutları var. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü bizzat benim başkanlığımda defalarca toplantı yaptık. Şehrin en riskli mahallelerinde ada bazında çalışmalar yapıldı. Bütün ayrıntılarını ortaya koyduk. Şimdi bu çalışmalardan sonra, bir adadan başlayarak kentsel dönüşüme başlamak istiyoruz ve bu da belediye ile birlikte onların da devam etmesiyle birlikte olabildiğince fazla konuta dokunmak istiyoruz. Diyelim ki deprem oldu. İstiyoruz ki olmasın. İzliyoruz, hepimiz televizyonları, sosyal medyayı takip ediyoruz. Bazı hocalar, “Hayır bu bölgede deprem olmayacak olsa en fazla 6 büyüklüğünde olacak” diyor. Hocaların bir kısmı ise büyük bir depremden bahsediyor. Biz buna hazırlıklı olmak durumdayız. Bunun için arama-kurtarma ekipleri sayısı çok kıymetli. Mevcutta hem AFAD’ımızdan hem yerel yönetimlerden hem de sivil toplum örgütlerinden oluşan toplam 12 ekibimiz var. Böyle bir şehir için 12 ekip yeter mi? Yetmez. Askerlerimize AFAD eğitimi veriyoruz. Az önce AFAD müdürü bahsetti, onların ekipmanı yoktu. Kara Kuvvetleri Komutanımız 42 ekipman gönderdi. Valilik olarak 15 ekip için YİKOB’da bütçe ayırdık onu en yakın zamanda alacağız. Bir hayırsever bulduk 25 tane ekibin malzemesini Nisan başında teslim edecek. İlk Etapta, 89 tane ekibimiz olacak ama benim gönlümden geçen 110’a tamamlamak. Ekipmanıyla, personeli ile yaklaşık 10 katı arama-kurtarma ekibimiz olacak. Bunu çok önemsiyorum, bununla ilgili çalışıyoruz. Bir deprem olduğu zaman insanların ilk etapta geleceği yerleri, çadırları kuracağımız ve barınacakları yerlerin listesini bize bir daha güncelleyin çıkarın dedik. Çıkardılar bu yetmez. Uygun kamu arazisi var ise çadırları kamu arazisine getirip boş alana koyalım ya da özel sektöre ait bir arazi de varsa oraya çadırlar kurulsun. Buna çalışıyoruz. İnsanların gıda ihtiyacı ilgili de tek tek çalıştık. Kamu kurumlarına ait tüm mutfakları çıkarttık, bunların kapasitesini çıkardık. Ne yaparsak kapasitesini artırırız, onu çıkardık, özel sektörün elindeki yemekhaneleri çıkardık ve bunları o bahsettiğim toplanma alanlarıyla da koordine ettik. Büyükşehir Belediyemiz toplam 14 tane büyük, şehrin dışında, daha çok mera alanlarında toplanma alanı ya da çadır alanı diyeceğimiz konteyner alanı diyeceğimiz alanlar tespit etti. Onların 10 tanesi göreve geldiğimde bitmişti, 4 tanesinin de bitmek üzere olduğunu biliyorum. Altyapıları yani içme suyu ve elektrik alt yapı hizmetleri de hazır. Özellikle Kilis’teki tecrübemden de faydalanarak adım adım her gün bir detayı düşünerek hazırlanıyoruz. İnşallah depremi yaşamayız ama yaşarsak da aldığımız bu tedbirlerle en az zayiatla, mümkünse hiç ölü olmadan en az yaralıyla tamamlamak istiyoruz. Ben sözlerime burada son verirken depremde vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralılarımız çok şükür şifa buldu. Onlara sağlıklı, uzun ömürler diliyorum. Bu duygu düşüncelerle hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum, iyi günler diliyorum.” dedi. Vali Soytürk’ün konuşmasının ardından akreditasyon süreçlerini başarı ile tamamlayan akredite ekiplerine armaları, Vali Soytürk ve protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Akabinde Destek AFAD Gönüllülerine kimlikleri, Vali Soytürk ve protokol üyeleri tarafından verildi.

