PROF. DR. İNAL CEM AŞKUN’dan “YAŞAM BİLİMİ” NOTLARI

İbrahim BİRELMA 10.7.1942’de Sivas’ta doğan Prof. Dr. İnal Cem Aşkun, İlkokul dördüncü sınıfa kadar Sivas’ta sonra 1953 yılında Erzincan İnönü İlkokulu’nu bitirdi
İbrahim BİRELMA
10.7.1942’de Sivas’ta doğan Prof. Dr. İnal Cem Aşkun, İlkokul dördüncü sınıfa kadar Sivas’ta sonra 1953 yılında Erzincan İnönü İlkokulu’nu bitirdi. 1959’da Eskişehir Atatürk Lisesi’nden mezun oldu. Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi giriş sınavını kazanarak 1963 yılında Akademinin İşletme ve Muharebe bölümünü bitirdi, 1964 yılında Akademi İşletme Kürsüsü’ne asistan oldu. 1966 yılında Doktora, 1971’de doçentlik, 1977’de Profesör, 1968-1970 döneminde A.B.D.’de Michigan Devlet Üniversitesi’nde “M.B.A.” derecesini aldı. 1970’de Akademi’de öğretim görevliliğine atandı. Aynı yıl Akademide kurulan sinema ve Televizyon Yüksek Okulu Kurucu dekanlığı, 1982’de Açık Öğretim Fakültesi dekanlığı, 1993’te Edebiyat Fakültesi Kurucu dekanlığına getirildi. 1984’e kadar Bursa İktisadi Ve Ticari İlimler Akademisi, Kütahya Yönetim Bilimleri Yüksekokul’unda dersler verdi. 1967’den beri Öğ. Gr. NevhisAşkun ile evli olup, iki kızı, iki torunu vardır. 1984 yılında aile yaşamını İstanbul’a taşıdı, her hafta Eskişehir – İstanbul – Eskişehir arasında otuz yıl yolculuklarını sürdürdü. Kendi ifadesiyle, “Eskişehir bizi bırakmadı, Üniversite kooperatif evlerinden bahçeli bir konut edinmemiz Eskişehir’den kopmamızı engelledi. Bu ev, Eskişehir’e olan bağlılığımızı canlı tuttu.”
– 45 Yıl, 6 ay çalışma yaşamından sonra 2009 yılında yaş sınırından emekli oldu.
Prof. Dr. İnal Cem Aşkun Hocamız “Yaşam Bilimi Kitabını şöyle anlatıyor:
“Bir yakınımın “Nasıl yaşayacağız?” sorusuyla karşılaştım. Bunun üzerine düşünürken, zihin yapımda varlık kaynaklı iletiler (esinler) gelmeye başladı. Şimdi dünya yaşamının “Yaşambilim” temelinde, Varlıktan gelen iletilerle kitabını hazırlıyorum. Bu çalışmada, 10-80 yaş arası yetmiş yıllık hayatımın Yaşam-bilim temelinde yaşamımdaki duygu, düşünce ve inançlarımla kendime, ülkeye, dünyaya, Evrene bakışımının “iletiler” biçimde anlatımıdır. İletilerin size uygun olanlarını benimser, uygun olmayanlarla ilgilenmezsiniz.” (10.3.2023).
-Prof. Dr. İnal Cem Aşkun Hocamızın “Yaşam bilim: Bireyin Kendi Yaşamına Önderlik Etmesi İçin Bir Kılavuz” çalışmasından seçtiğim bazı “iletilerini” paylaşmak istiyoruz:
- Birey yaşam kuşakları (0-12 Çocukluk, 12-25 gençlik, 25-50 Orta yaş, 50-75 ileri yaş, 75 sonrası yaşlılık) boyunca, “akıl – iman – vicdan – gönül” beraberliği içinde bir yaşam sürerse, yaşlılığa ulaştığında arkasında “Beden – Ruh – Zihin” birliğine bağlı, bir yaşam “İnşa” etmiş olur.
- Atatürk: “Bu milleti okutacaksanız iyi okutun, okutamayacaksanız bozmayın!”
- Tarih yazıyla başlar. İnsan, geçmiş ya da tarih bilinci olan varlıktır. Böyle bir bilinç insanı “geçmişi” bilen, “şimdiyi” algılayan, “geleceğe bakan bir konuma getirir. Bu konum, şu tür soruları içerir: Neydim? Neyim? Ne olacağım? Nasıldım? Nasılım? Nasıl olacağım? Neredeydim? Neredeyim? Nerede olacağım? Kimdim? Kimim? Kim olacağım?
- Yaşam iletişimden başka bir şey değildir. Önce mühendislikte “komünikasyon” terimiyle Türkiye’ye giren, sonra basın-yayın alanının “haberleşme” kavramıyla birleşerek “iletişim” adını alan bilim alanı, günümüzde toplumsal ve kültürel gelişmenin hem yaratıcısı hem geliştiricisi olan çağdaş kavramların başında gelmektedir. İletişim düşüncelerin, kanıların veya bilginin söz, yazı ve işaretler yoluyla değişim ve paylaşımıdır.
- Bireyi insanlaştıran özelliklerin başında ondan başka hiçbir canlıda bulunmayan “akıl” sahibi olabilmesi gelir. Birey akıl gücünü toplum yaşamında zekâsının eğitimiyle kazanır. Bireyin ilk eğitim ortamı, onun doğduğu ailedir. Sonra çalışma yaşamı gelir. Akıl gücüne “iman” ve “vicdan” da katılırsa, doğaya egemen bir “insan kimliği” ortaya çıkar. İnsan bu üç gücün yarattığı “benlik” ile “kâinatın efendisi” olma kimliğini kazanır.
- Cehalet’e imana ulaşılamaz. Kur’an’ın insanlara ilk emri “Oku” dur. “Akıl sahibi olun” der. Akıl ruhun kılavuzudur. Bilim, akıl kurumudur.
- Bu dünyaya “Kâinatın efendisi insan olmak için geldik”.
- Sevgi, saygı, sorumluluk, sabır, güven, umut dünyadaki yaşam başarısının temel güçleridir. Ancak hepsinin dayanak noktası sevgidir. Sevgi fidanın can suyu gibidir. Sevgisiz canlar kurur.
- Birey, fiziksel yaşamında insanlık kültür ve değerlerine uygun şekilde yaşamalı; güçlü iman, güçlü akıl, zengin gönül ve hassas vicdan sahibi olmayı yaşamının temel hedefi haline getirmelidir. Aksi takdirde tekâmülün ilk basamağı olan insanlık düzeyine dahi ulaşamaz; alt düzeyde kalır.
- Doğa, dünya toplumlarının geldiği uygarlık düzeyinden bir insanlık kültür ve değerlerinin çıkmayacağını görürse, bundan binlerce yıl önce tufanlar, depremlerle arkeolojik tarihine malzeme olan uygarlıklara, şimdiki dünya uygarlığını da katmada tereddüt göstermeyebilir ve dünyayı yeni bir insanlığın başlangıcı olan boyutun içine alabilir.
- Dünyada insanların bildiklerinin sayısı bellidir, bilmediği sonsuzdur. Bu ikisi birbirine oranlandığında sonuç sıfırdır. Buradan çıkan sonuç; insan aklıyla, zekasıyla ne yaparsa yapsın BİR’e ulaşamayacaktır. Hiçbir zaman sıfırı geçemeyecektir. “BİR” evrende Kaadir-i Mutlak”ı temsil eder. Onun için dinlerde “TANRI BİR’DİR” anlatımı kullanılır.





